|
|
Atatürk7932 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
YIGITOZGUR4469 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
kedi sevenler3661 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
80s3203 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
kahve2704 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
deviantart1705 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Tavla Delileri608 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
umay umay570 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Depeche Mode466 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
düş sokağı sakinleri444 üyesi var. üyelik serbest. |
Denizim mavi değil, gridir benim. Puslu, sisli, ayaz ve yağmurlu havaları severim. Kış düşleri kurarım hep; karın beyazını, güneşin sarısına yeğlerim.
Ben Hayatı Böyle Severim�.
Mavi yolculukların sadece adı mavidir bende, dalgalarla boğuşmadan yol almayı sevmeyenlerdenim. Sağa sola yalpalayarak ama dümenim sağlam giderim.
Dekorasyon dergilerinde resimlenmiş evleri sevmem hiç! Örtüsü, koltuğu, masası çok düzgün ve bozulmamış evlere girmekten hoşlanmam. Yaşanmışlık hissi vermeyen odalarda rahat edemem. Kül tablasında bir sigara izmariti, kahve içilmiş bir bardak veya okunduğu belli bir kitap arar gözlerim. Yaşayan evleri severim.
Otellere gitmeye ve orada bir müddet kalmaya bayılırım ama yataklarını sevmem. Kimse açıp içine giremesin diye her yanından sıkıştırılmış, üstüne demir para atsan zıplayacak kadar gergin ve düz yataklarından hoşlanmam. İki bacağımın arasına sıkıştırmak istediğim o battaniye bir türlü gelmez, uyku arasında küfür ederim.
Kusursuz insan sevmem hiç! Daha doğrusu kendini kusursuz gibi gösterenleri sevmem. Göz kenarında izleri, ellerde derinleşmiş çizgileri, gözde yaşanmışlığın resimlerini görmek isterim. Cebinde anıları, dilinde dinlenecek sözü olmayanlarla dostluk kuramam. Bakkalın, manavın esnaf olabilenini severim. İki sohbet etmeden domates almaktan hoşlanmam.
Yurt dışında gezmeyi severim ama tarihi eserleri çok fazla dolaşmam. Rehber eşlikli turları sevmem. Sokak aralarında tek başıma dolaşayım isterim. Orada çocuklar neyle oynar, sokakta insanlar nasıl yürür, trafikte yanlış yapana kaç saniye korna çalınır, taksici neler anlatır, garson nasıl servis eder, dükkanlarda insanlar nasıl alış veriş yapar, ben bunları yaşamak isterim. Sokak tezgahlarında sohbetler edip, bir daha belki hiç gitmeyeceğim o ülkeden insanları hayatıma katmayı severim.
İlişkilerin mükemmel olanını sevmem. Hiç tartışmadan, hep aynı fikirde olanların fikirsizliğine, kişiliksizliğine inanmışım. Çok fazla dip dibe yaşanan, nefes aldırmayan, kıskançlıktan boğan, tam tersi hiç aldırmayan, sorumluluk almayan, gereksizce sahip çıkmaya çalışan, dışarıdan hiç pürüzü yokmuş gibi görünen, lezzetsiz ilişkilerden hoşlanmam.
Ben aşkın da dozunda hırçın, tutkulu ve iniş çıkışlı olanını severim; yaşam gibi! Ben adamın gerçek olanını, kendini saklamayanını, sözünün ve özünün ardında olanını, kendine ait fikirleri olanını, bilenini, yaşamışını ama kahpe olmayanını, dostluğa önem verenini, yanında varlığını hissettirenini severim; insan gibi!
Bilirsin günahları yazan melek soldadır. Hatta bundandır kalbin solda olması. Çünkü belkide aşk, yaşanılan en büyük günahtır.
sen bana aldırma gülüm benden adam olmaz... kendime hayrım yoktur benden adam olmaz...
Bu sabah uyandım
Bana ait hayalleri bir yüreğe hapsettim
Ve benden kalan düşleri geçen zamana bıraktım
Bu sabah uyandım bu sabah yeniden başladım
Aynaya bakıp kendini tanıyamamak, insanın kendi anılarını bir başkası yaşamış gibi anlatması, dünyanın kendisi dahil üzerindeki hiçbir şeye kayda değer bir varoluş nedeni bulamamak ve zihnin bedenden binlerce kilometre uzakta olması o kadar korkunç ki!